Birliğimizin yeni kurulan ihsaniye köyündeki EĞİTİM ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME MERKEZİNDE 25 Mart't değerli hocamız prof. Muhsin DOĞAROĞLU'nun katılımıyla ilk ihsaniye toplantısını gerçekleştirecektir.Tüm üyelerimiz ve arıcı dostlarımız davetlidir...
Uzun emekler sonucu tesisimizi konferans verilebilecek hale getirdik...
Yönetim odası...Yavaş yavaş tüm birimler oluşmaya başladı...
İkinci kat salonu...
Bir odamızı da arı ve arıcılık ürünlerine ayırdık...
Bunlar şimdilik elimizde olan ürünler...
Daha bir çok çeşit sipariş edildi...İnşallah toplantıda hizmetinizde olacaklar...
Birde arıcılık müzesi planlıyoruz,şimdilik ilk ürünlerimiz...
17 Mart 2012 Cumartesi
16 Mart 2012 Cuma
BAHAR GELİYOR
Baharın habercisi çiçekler peş peşe açmaya başladı...
Güneşte bunun farkında,kendinden bir parçayı yeryüzüne indirmiş...
Ballıbabalar her yerde çoğalmaya başladı.Arının sevdiği çiçeklerden...
Bu maviş miniklerde çevremizde bol bol açmış,bizde hayatınıza renk kattık der gibi...
Kardelenler çevremizde o kadar çok ki,halı gibi yayılıyorlar...Seyrettikçe mutlu oluyor insan,arı olup da çiçeklere konmak acaba nasıl bir duygudur?...
Sonbahar hatırası gibi karşıma çıkıverdi ne güzel korumuş kendini...Bunca soğuk,kar,buz,yağmur,çamur gördü kader arkadaşım bak bende senin gibi dayandım diyor sanki bana...Hatta pırıl pırıl parladığına göre,ufak tefek yaraları olsa da güzelleşmiş mi ne?...
Bu gördüğünüz ağaç sıradan bir ağaç gibi görünse de bakın şimdi bizi nasıl utandıracak!...
Evet bu bir söğüt ağacı,cinsi de japon söğüdü imiş...Püskülleri polen deposu,günlerdir arıların hücumuna uğruyor...Olayı fark edince hemen programa aldık,nasip olursa bu ağaçlardan akasya ve ıhlamurda olduğu gibi yine bol bol ekmeye karar verdik...
Ve yaşadığım bu güzelliği sizlerle paylaşıyorum...Bir arıcıyı ne mutlu eder...
Mavi,çiçek ve arı...
Kuru otlar yerini artık yeni canlılara bırakıyor.Doğanın en güzel canlılarına...Şükür bu sene de baharı gördük...
Hoooopp...
Tam isabet...Topla sarı kızım...yavrularına süt yapacak polen yiyerek...
Yine fidan çalışması...1000 Adet akasya 100 adet de ıhlamur aldık. ekmeye devam ediyoruz.Bu sefer tarla ve yol kenarlarına planladık...
Mart ayı biliyorsunuz budamanın son ayı,iki kişilik bir ekip tuttuk ağaçlarımızı budamak için...Bu gördüğünüz ağaca tüneyen minik kuşta benim...Övünmek gibi olmasın (oldu bile) ama diplomalı bahçıvanım...
Güneşte bunun farkında,kendinden bir parçayı yeryüzüne indirmiş...
Ballıbabalar her yerde çoğalmaya başladı.Arının sevdiği çiçeklerden...
Bu maviş miniklerde çevremizde bol bol açmış,bizde hayatınıza renk kattık der gibi...
Kardelenler çevremizde o kadar çok ki,halı gibi yayılıyorlar...Seyrettikçe mutlu oluyor insan,arı olup da çiçeklere konmak acaba nasıl bir duygudur?...
Sonbahar hatırası gibi karşıma çıkıverdi ne güzel korumuş kendini...Bunca soğuk,kar,buz,yağmur,çamur gördü kader arkadaşım bak bende senin gibi dayandım diyor sanki bana...Hatta pırıl pırıl parladığına göre,ufak tefek yaraları olsa da güzelleşmiş mi ne?...
Bu gördüğünüz ağaç sıradan bir ağaç gibi görünse de bakın şimdi bizi nasıl utandıracak!...
Evet bu bir söğüt ağacı,cinsi de japon söğüdü imiş...Püskülleri polen deposu,günlerdir arıların hücumuna uğruyor...Olayı fark edince hemen programa aldık,nasip olursa bu ağaçlardan akasya ve ıhlamurda olduğu gibi yine bol bol ekmeye karar verdik...
Ve yaşadığım bu güzelliği sizlerle paylaşıyorum...Bir arıcıyı ne mutlu eder...
Mavi,çiçek ve arı...
Kuru otlar yerini artık yeni canlılara bırakıyor.Doğanın en güzel canlılarına...Şükür bu sene de baharı gördük...
Tam isabet...Topla sarı kızım...yavrularına süt yapacak polen yiyerek...
Yine fidan çalışması...1000 Adet akasya 100 adet de ıhlamur aldık. ekmeye devam ediyoruz.Bu sefer tarla ve yol kenarlarına planladık...
Mart ayı biliyorsunuz budamanın son ayı,iki kişilik bir ekip tuttuk ağaçlarımızı budamak için...Bu gördüğünüz ağaca tüneyen minik kuşta benim...Övünmek gibi olmasın (oldu bile) ama diplomalı bahçıvanım...
21 Şubat 2012 Salı
KARDELENLER AÇMIŞ
Arılığımızın on metre yanı orman.Hemen kenarı da dere yatağı.
Ana vatanı toroslar.
Anlıyacağınız bu gün hava çok güzel...Kızlarımızı ziyarete geldik.
Manzara güzel bütün kovanlarda uçuş var.
Ve polen...etrafta kardelenlerden başka çiçek göremedim ama sarı,beyaz,turuncu renkte polen getiriyorlar.
Asıl amacımız havayı biraz güzel görünce Arıya kek vermekti...Biraz erken diye düşünmüştüm ama uyduk birilerinin aklına...
Yavru atar ısıtamaz henüz erken,su arar soğuklar bitmedi...1/2 tadımlık biraz şerbet olabilir diye düşünüyordum.
Henüz sorun yok yeterli balı var kolonilerin.Artık yavruya teşvik olsun diye kendi hazırladığımız kekten verdik.
Bölgemizin iklimi... kara iklimi hakim bölgelerde ki gibi istikrarlı bir düzen sürdürmüyor...Bundan sonra sık sık güneşli günler görmeye başlarız.Biraz da ona güvenerek arının ihtiyaçlarını gidermek için kovandan çıkmaya fırsat bulacağını düşünüyorum.
Afrika tipi olan kovanlarımızda da haraketlilik var.
Polen getiren bir arıyı görüyorsunuz.Piste süzülen f16 gibi zilli...
Vee hangara giriş bu görev başarıyla tamamlandı.Sırada diğer sortiler var.
İki kızımız daha görevden dönmüş.
Bu Afrika tipi kovanlarda arılar petekleri kendileri örüyor. Karakovan tipi dediğimiz çalışma yani...bize ilginç geldi geçtiğimiz yıl ilk denememizdi...bakalım bu yıl nasıl randıman alacağız...
Bunlarda kütük karakovanlarımız.Büyüğünde faaliyet güzel de küçüğünde ses yok yarın açıp bakmaya karar verdik.
Bazı kovanlarda harıl harıl bir kaynaşma merak ettim,birazcık itişme varsa da nektar'dan dönenlerin temizliği yapılıyordu.
Bu günlük bu kadar yeter...Yaşar abi de namazını bitirmiş,artık gidebiliriz!...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)